15890,09%0,50
43,37% 0,04
51,47% 0,34
7097,20% 2,20
11326,76% 0,00
Avukat Aslıhan Ergün Ercan, şiddetin konum, yoksulluk, zenginlik veya statü ile bir bağlantısı olmadığını vurguladı. Ercan, "Bulunduğu çevre ve bağlantılı olduğu noktalar gibi durumların psikiyatriler tarafından da değerlendirilmesi zorunludur" dedi.
Kamuda artan şiddet olayları ve küçük yaştaki çocukların karıştığı vakalar, Türkiye'nin önemli toplumsal sorunlarından biri haline geliyor. Geçtiğimiz yıl Ahmet Minguzzi'nin öldürülmesi ve yakın zamanda İstanbul'da hayatını kaybeden Atlas Çağlayan, kamuoyunda büyük tepkiye yol açtı. Avukat Ercan, şiddete karışan kişilerin yaş ortalamasının giderek düştüğünü belirterek, okullarda, sokaklarda ve kamu kurumlarında çocuk yaştaki bireylerin şiddet eylemlerine karışmasının endişe verici boyutlara ulaştığına dikkat çekti.
Atlas Çağlayan ve Ahmet Minguzzi vakalarını değerlendiren Ercan, "Güzeller güzeli evlatlarımız katlediliyor" ifadesini kullandı. Meclisteki araştırma komisyonunun önemine değinen Ercan, Ahmet Minguzzi sonrası sürecin bir yoksulluk meselesine dönüştürülmesini eleştirdi. "Şimdiki süreçte de 'yoksul çocuklar suç işliyormuş' algısı oluşmaya başladı. Bu cinayetler yoksul çocuklar tarafından işlenmiyor" diyerek, zengin kesimlerin de suç işlediğinin görüldüğünü hatırlattı. Ercan, yoksul kesimin zaten sınıfsal ayrıma maruz kaldığını ve bu durumun bir kast sistemine dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.
"Çocuklarımıza yoksul olduğu için suç işliyorlar dedirtmeyeceğiz" diyen Ercan, suç işleyenlerin aile yapılarına, sosyal çevrelerine, ilişkide oldukları çetelere ve siber ağlardaki teşviklere bakılması gerektiğini vurguladı. Mersin'deki Sevgi Evi'nde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan şiddet olayını örnek gösterdi. Devletin gözetimindeki bir kurumda şiddete maruz kalan bir çocuğun travmatik büyüyeceğini ifade eden Ercan, Aile Bakanlığı'nı bu konuda özel bir çalışmaya davet etti. "Çocuklarımızın her biri doktorumuz, mühendisimiz, pilotumuz olacak. Geleceğimiz onlar" diyerek sözlerini tamamladı.