15703,40%-1,93
44,07% 0,03
50,96% -0,42
7250,37% -0,69
11952,85% 0,00
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şubesi 2. Başkanı Meltem Akdoğan yazılı bir açıklama yaptı. Akdoğan, kadınların eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı mücadelesine dikkat çekerek, kadınlara yönelik şiddetin küresel bir insan hakları sorunu olduğunu vurguladı.
“8 Mart eşitsizliğe karşı ortak mücadele günüdür”
Meltem Akdoğan açıklamasında, 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığını, aynı zamanda kadınların maruz kaldığı eşitsizlik ve şiddete karşı ses yükseltme günü olduğunu ifade etti.
Akdoğan, “Bugün 8 Mart. Bugün eşitsizliğe, şiddete ve ayrımcılığa karşı ortak mücadele günüdür. Tarihin her döneminde emeği, zekâsı, direnişi ve umudu ile dünyayı var eden kadınların günüdür. Ancak aynı zamanda kadınların yaşamın her alanında maruz bırakıldığı sistematik zulmü hatırlamak ve buna karşı ses yükseltmek için bir çağrıdır.” dedi.
“Kadına yönelik şiddet küresel bir kriz”
Kadına yönelik şiddetin uluslararası düzeyde bir insan hakları krizi olarak tanımlandığını belirten Meltem Akdoğan, Birleşmiş Milletler tarafından yayımlanan 2025 tarihli rapora dikkat çekti.
Akdoğan, rapora göre 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 83 bin kadın ve kız çocuğunun kasten öldürüldüğünü, bunların yaklaşık 50 bininin partnerleri veya aile üyeleri tarafından yaşamdan koparıldığını belirterek, “Bu veri dünyada her 10 dakikada bir kadının en yakınındaki bir erkek tarafından öldürüldüğünü gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletler verilerine göre dünya genelinde her üç kadından birinin yaşamının bir döneminde fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kaldığını hatırlatan Akdoğan, şiddetin yalnızca fiziksel olmadığını; ekonomik, psikolojik, mesleki ve dijital boyutlarının da bulunduğunu kaydetti.
“Kadınlar çalışma yaşamında da güvende değil”
Kadınların yalnızca özel yaşamlarında değil, çalışma hayatında da ciddi baskı ve ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığını belirten Akdoğan, iş yerlerinde mobbing, cinsiyetçi dil, kariyer engelleme ve taciz gibi sorunların kadınların mesleki yaşamını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
Kadın emeğinin çoğu zaman görünmez kılındığını ve değersizleştirildiğini vurgulayan JMO 2. Başkanı Akdoğan, güvencesiz çalışma koşullarının ve iş güvenliği eksikliklerinin kadınları daha kırılgan hale getirdiğini ifade etti.
“Teknik alanlarda kadınların görünürlüğü artmalı”
Yer bilimleri ve mühendislik gibi teknik alanların tarihsel olarak erkek egemen meslek alanları olarak şekillendiğini belirten Meltem Akdoğan, buna rağmen giderek daha fazla kadın jeoloji mühendisinin sahada, akademide ve kamuda önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi.
Ancak kadın meslektaşların hâlâ mesleki yükselme süreçlerinde görünmez engellerle, karar mekanizmalarında yetersiz temsille ve işyerlerinde cinsiyetçi tutumlarla karşılaşabildiğini belirten Akdoğan, bilimsel üretimin ancak eşit ve özgür bir ortamda gelişebileceğini vurguladı.
“Kadınların yaşam hakkı güvence altına alınmalı”
Kadınlara yönelik şiddetin önlenmesi için hukuki mekanizmaların etkin şekilde uygulanması gerektiğini ifade eden Akdoğan, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Kanun gibi düzenlemelerin önemine dikkat çekti.
Meltem Akdoğan, kadınların yaşam hakkını koruyan uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuatın insan haklarının güvencesi olduğunu belirterek, bu düzenlemelerin etkin şekilde uygulanmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu ifade etti.
“Kadınların dayanışması en güçlü ışık”
Kadınlara yönelik şiddetin yalnızca bireysel trajediler değil, toplumsal bir sorun olduğunu vurgulayan Meltem Akdoğan, cezasızlık kültürünün sona erdirilmesi, işyerlerinde taciz ve mobbinge karşı etkin mekanizmaların kurulması ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Jeoloji Mühendisleri Odası 2. Başkanı Meltem Akdoğan açıklamasını, “Kadınların dayanışması ve örgütlü mücadelesi bu karanlığı dağıtacak en güçlü ışık olmaya devam edecektir. Evde, okulda, işyerinde, sokakta ve dijital dünyada yaşam hakkı tehdit edilen kadınların sesi olmak hepimizin sorumluluğudur. Tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlarız.” sözleriyle tamamladı.