• BIST 100

    17080,16%1,46
  • DOLAR

    43,82% 0,00
  • EURO

    51,85% 0,32
  • GRAM ALTIN

    7239,70% 0,80
  • Ç. ALTIN

    11844,53% 0,00

Seksten başka her şeyi seksüalize ederler…

Kadınsa avcı, erkekse antisosyal olabiliyorlar…

Sağlık 4.11.2024 12:34:00 0
Seksten başka her şeyi seksüalize ederler…

Histriyonik kişilik bozukluğunun temel özelliği, bu kişinin adeta bir tiyatro sahnesinde yaşıyor olmalarıdır. İlgiye açtırlar ve övgü ile beslenirler.” diyen Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Histriyonik özellikler taşıyan kişilerde, ön beyin yeterince olgunlaşamamış olabilir. Bu da düşünerek hareket etme yetisini zayıflatır ve kişinin duygularıyla, hisleriyle hareket etmesine neden olur.” dedi.

Histriyonik kişilik bozukluğuna sahip kişilerin çocukluk dönemlerine bakıldığında, aile içinde sevgi ayrımcılığı yaşadıklarının görüldüğünü de anlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu kişiler eğer kadınsa avcı kadın, erkek ise antisosyal olabildiklerini kaydederek seksten başka her şeyi seksüalize ettiklerine dikkat çekti. 

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tiyatral kişilikler (Histriyonik kişilik bozukluğu) konusunu ele aldı.

Rol yapmak onların doğal halleridir…

“Histriyonik kişilik bozukluğunun temel özelliği, bu kişinin adeta bir tiyatro sahnesinde yaşıyor olmalarıdır. İlgiye açtırlar ve övgü ile beslenirler.” diyen Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Duygusalladırlar. Rol yapmak onların doğal halleridir. Olayları abartırlar. Topluğa girdiği zaman herkes onunla ilgilensin isterler. Onay beklerler. İstedikleri ilgiyi, onayı görmedikleri zaman fenalaşırlar, bayılırlar, sıra dışı davranışta bulunurlar.” dedi.

Fedakârlık sevgi dilidir…

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu kişilerin sevgi ve ilgiyi sevgiyle özdeşleştirdiklerini, ilgi olmadan da sevginin olabileceğini ifade ederek, “Sevgiyi doğru bilen bir kişi sevgi dillerini bilir. Hediyeleşmek sevgi dilidir. Fiziksel temas sevgi dilidir. Fedakârlık sevgi dilidir. Hizmet davranışı yani kişi hasta olduğu zaman ilgilenilmesi sevgi dilidir. Eşin zaman ayırması sevgi dilidir. Ama bu kişiler ‘Eşim sadece bana ait olmalı, sadece benim istediklerimi yapmalı, annesini bile sevmemeli’ gibi düşünürler. Yani çok kıskanç özellikleri vardır. Fiziksel çekiciliklerini çok iyi kullanırlar.” diye konuştu.

Birbirine düşeni seyrederler, zevk alırlar…

“Bu tür kişiler sıkıştıkları zaman bayılırlar, kusarlar, bir tarafları ağrır. En büyük özellikleri de her şeyi abartmalarıdır. Onun için tiyatroda deniyor bu kişiler için. Mesela bir iş yerindeyse bu kişiler iş yerini savaş alanına dönüşmesine sebebiyet verecekleri çok şey yapabilirler. Yani insanlar birbirine düşer, dışarıdan seyrederler, zevk alırlar.” şeklinde konuşan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bu kişilerde arka planda ilgi açlığı, sevgi açlığı olduğunu ve sevilmiyor gibi duygular hissettiklerini, içlerindeki boşluğu bir tiyatroda gibi giderme eğiliminde olduklarını anlattı.

Kendi çıkarları için her şeyi yaparlar

Erkekler arasında bu tür kişilerin çoğunun oyuncu ruh halindeki, tiyatral kişilikler olduğunu ve bu kişilerin de ikiyüzlü, her masada farklı konuşan, sözünde durmayan, çok yalan söyleyen benmerkezci kişiler olduğunu kaydeden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Kendi çıkarları için her şeyi yaparlar. Her türlü role girerler rahatlıkla. Sizinle çok dindar rolü oynarlar. Öbürüyle milliyetçi rolü oynar. Maalesef medya da sosyal medya da bu kişilik özelliğini destekliyor.” diye konuştu.

Erkekler antisosyaldirler, güçlü rolü oynarlar…

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, tiyatral kişiliklerin içerisinde de narsisistik özellikler olduğunu ama baskın özelliklerinin ilgi açlığı ve kendini sergilemek olduğunu dile getirerek, “Bu kişiler eğer kadınsa avcı kadın olurlar. Erkekler antisosyaldirler. Güçlü rolü oynarlar. Maskülen, maganda tiplerdir. Hedefe ulaşmak için yalan, hile, entrika her şey vardır. Seksten başka her şeyi seksüalize ederler… Bu iki kişilik birbirini bulur. Birbirlerine şiddet uygular ama birbirlerini bırakamazlar. Bu tarz kişiler antisosyallerle histriyonikler birbirlerini bulurlar. Birbirlerine eziyet ederler ve birbirlerinden de ayrılamazlar. Devamlı çatışmalı iletişim vardır ve bu tür ailelerde fatura çocuklara çıkar.” dedi.

Rezalet çıkarmaya bayılırlar…

Bu tür kişilerin rezalet çıkarmaya bayıldıklarını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Onlar iyi ve doğru şeyleri yaptığı zaman onaylamak ama yanlış hareketlerini onaylamamak gerekir. Eşini kızdırır, öfkelendirir, bundan zevk alırlar. Eş boyun eğdiği durumda soğukkanlı kalırsa, onun oyun alanından kendi oyun alanına onu çekmiş olur. Böylece düşünen beynini kullanmış olurlar. Sevgi varsa ilişkide çatışmalı iletişim düzelebiliyor.” diye konuştu.

Bu kişilerle evlenen, ikinci bir evlilikten korkar…

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, histriyonik kişinin söylediklerine değil yaptıklarına inanmak gerektiğini dile getirerek, “Eğer bir kişi, kararlı, tutarlı ve disiplinli bir ilişki sürdürürse, zamanla yanlış davranışlarını terk edebilir ve sağlıklı bir ilişki kurabilir. Ancak bu tür kişilerle ilişkilerde dikkatli olmak gerekir; söyledikleri sözleri alıp süsleyerek, çarpıtarak yeniden sunabilirler. Bu nedenle, ağzının sıkı olması önemlidir. Bu tür ilişkiler zorlayıcıdır. Bu tür kişilerle bir kez evlenen, genellikle ikinci bir evlilikten korkar. Onlarla başının belaya girmemesi için, olayların kavga ve çatışmaya dönüşmemesi için duygularla değil, düşünerek hareket etmek gerekir. Öfkelendiğinde insanın aklı devre dışı kalır, duygular ve hisler ön plana çıkar. Bu da ses tonunun yükselmesine, gerilimlerin artmasına ve çatışmalara neden olabilir. Bu kişiler sabır taşıran tiplerdir ve karşı tarafın sınırlarını zorlarlar. Genellikle cinsel özgürlük ve tutkulu davranışlar sergilerler. Çarpıcı ve göz alıcı şekilde giyinirler, cinsel çekiciliklerini erkeklerin ilgisini çekmek için kullanırlar ve bu ilgiyi bir başarı olarak algılarlar. Tahrik edici tavırlarını onaylarsanız, bu davranışlar daha da artar.” dedi.

Hayatta herkesin sizi sevmesi mümkün değildir

Histriyonik kişilik bozukluğuna sahip kişilerin çocukluk dönemlerine bakıldığında, aile içinde sevgi ayrımcılığı yaşadıklarının görüldüğünü de anlatan Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Ailede bir çocuk fazla sevilirken, diğer çocuk az sevilir. Bu durumlarda, az sevilen çocuk, ailede anneyle ya da babayla bir koalisyon kurmaya çalışır. Örneğin, bir kız çocuğu annesinin, başka bir çocuk babasının tarafını tutabilir. Bu durumda, çocuklar ebeveynlerinin sevgisini kazanmak için abartılı davranışlar sergilerler. Bu davranışlar onaylanıp ilgi gördüğünde pekişir. Ayrıca, çocuklukta aşırı sevgi gören ama disiplin konusunda tutarsız bir şekilde yetiştirilen çocuklarda da benzer sorunlar ortaya çıkar. Bu çocuklar sürekli sevgi arayışında olur, herkesin onları sevmesini beklerler. Ancak hayatta herkesin sizi sevmesi mümkün değildir. Bu durum, çocuğun aldığı aşırı sevginin bir sonucu olarak, sevgi odaklı bir yaklaşım geliştirmesine yol açar.” şeklinde konuştu.

Güvenli bir ilişki için sağlıklı bir iletişim şart!

Son zamanlarda, "sevgi, sevgi, sevgi" diyen psikolojik yaklaşımların sorgulandığına da işaret eden Prof. Dr. Tarhan, “Sevgi önemli bir unsurdur ama güvenli bir ilişki için sağlıklı bir iletişim de şarttır. İletişim sağlıklı değilse, bol sevgi bile güven oluşturmaz. Sabah ‘Seni çok seviyorum’ deyip, öğleden sonra ‘Allah belanı versin’ diyorsanız, bu tutarsızlık çocukta olumsuz etkilere yol açar. Tutarsız disiplin ve bol sevgi, çocuğun şımarık ve olgunlaşmamış bir birey olmasına neden olabilir. Bu kişiler, fiziksel olarak 20 yaşında olsalar da psikolojik olarak 10 yaşında gibidirler.” dedi.

Ön beyin yeterince olgunlaşamamış olabilir…

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, erkek ve kadın beyinleri arasında doğuştan gelen bazı biyolojik farklılıklar olduğunu kaydederek, şöyle devam etti:

“Duyguların ifadesi konusunda da bu farklılıklar belirgindir. Örneğin, erkekler nefretlerini 40 gün boyunca saklayabilirken, sevgilerini hemen ifade ederler. Kadınlar ise sevgilerini 40 gün boyunca saklayabilir, ancak nefretlerini bir gün bile saklayamazlar; hemen ifade etme eğilimindedirler. Bu eğilimler, aşırıya kaçtığında histriyonik özellikler gösterebilirler. Örneğin, eşi duygusal olarak bir gün suratı asık gezse, bu tür kişiler hemen negatif duygularını belirtebilirler. Beynin işleyişine baktığımızda, sol beyin mantık, muhakeme, analiz, konuşma ve hesaplama gibi işlevlerle ilişkilidir ve eril olarak nitelendirilir. Sağ beyin ise duygular, heyecanlar, müzik, sanat ve bütüncül düşünce gibi işlevlerle ilgilidir ve dişil olarak tanımlanır. Ön beyin, bu iki beyin yarıküresi arasındaki dengeyi sağlar. Bu denge, ergenlik dönemiyle birlikte yaklaşık 22 yaşında olgunlaşır. Ancak histriyonik özellikler taşıyan kişilerde, ön beyin yeterince olgunlaşamamış olabilir. Bu da düşünerek hareket etme yetisini zayıflatır ve kişinin duygularıyla, hisleriyle hareket etmesine neden olur.”

Bu kişiler sonunu düşünmeden hareket ediyor

Bu kişilerin genellikle isteklerinin peşinden koştuklarını ve sonunu düşünmeden hareket ettiklerini, bu durumun da onları bağımlılıklara yatkın hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Sürekli istek peşinde koşmak, beynin bu şekilde programlanmasına yol açar. Bir istek bittiğinde yeni bir istek ortaya çıkar, bu da tatminsizlik ve belirsizlik yaratır. Belirsizlik ise kaygı ve anksiyetenin en büyük sebeplerinden biridir. Ancak, bir kişi isteklerinin peşinden koşmak yerine fikir ve ideallerine odaklanırsa, bu isteklerini yönetmesi daha kolay olur.” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Histriyonik kişilik bozukluğuna sahip kişilerin yıllar ilerledikçe olgunlaştıklarını ama çok şey de kaybettiklerini söyledi.

Farkındalık, tedavi sürecinde kritik bir ilk adım

Histriyonik kişilik bozukluğuna sahip kişilere tanı koyma sürecinin, kişilik testleri ve klinik gözlemlerle gerçekleştirilebildiğini dile getiren Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bazı bireyler, ‘Ben böyleyim ama bundan memnun değilim’ diyebilirler. Eğer sonuçlar çocuksu bir seviyede çıkıyorsa, bunu bireyle yüzleştiriyoruz. Birey, kabul ederse, bu farkındalık yüzde 50 oranında bir düzelme sağlar. Farkındalık, tedavi sürecinde kritik bir ilk adımdır. Farkındalık geliştikten sonra, problem çözme yöntemleri üzerinde çalışıyoruz. Örneğin, bir çatışma çıktığında, bireyin tepkilerine bakıyoruz; eğer ben merkezci tepkiler veriyorsa, empati geliştirmeleri için çalışmalar yapıyoruz. Ayrıca, stres yönetimi üzerine de eğiliyoruz; stresle karşılaştıklarında kaçma eğiliminde olanlar için daha etkili başa çıkma yöntemleri öğretiyoruz. İletişim stilleri de genellikle yanlış olduğu için, bu kalıpları düzeltmeye yönelik çalışmalar yapıyoruz.

Eğer birey kendini değiştirmeye açıksa, çözüm mümkündür. Tüm bu süreçler, kişinin farkındalığı, iletişim tarzı ve problem çözme becerileri ile bağlantılıdır. Olgunlaşma süreci kolay değildir; insanlar genellikle deneme yanılma yoluyla bu süreci yaşar. Ancak akıllı bireyler, başkalarının tecrübelerinden faydalanarak kendilerini geliştirebilirler.”

Aliağalı Eymen Vatansever Oryantiring Türkiye Şampiyonu

Duygu Dirgen Judo Şampiyonası'nda Türkiye üçüncüsü oldu

MSKÜ'de lise öğrencilerine yönelik enerji okuryazarlığı etkinliği düzenlendi

Mersin'de riskli metruk bina kontrollü yıkıldı

Menemen'de Şehit Aileleri ve Gaziler İftarda Buluştu

Şehit annesi Perihan Tekin Aslan son yolculuğuna uğurlandı

ÜNİPERSEN: İdari personele emsal tayin kararı çıktı

Gaziantep'te bisikletle akrobatik hareket yapan genç öldü

Mersin'de genç gruplar arasında bıçaklı kavga: 1 yaralı

Gaziantep'e Filiz Topçuoğlu Engelsiz Aktif Yaşam Merkezi Geliyor

Sivas'ta gayrimenkul vaadiyle 2.4 milyonluk dolandırıcılık operasyonu

Mersin'de ilk kornea nakli başarıyla yapıldı

Tır dolusu hayır soğanı bir saatte tükendi

Emirdağ'da şehit yakınları ve gaziler iftarda buluştu

Söğütspor BAL'da puana hasret

Köyceğiz'de Şehit Ailesiyle Duygusal İftar Buluşması

Tavşanlı'da Vergi Haftası Çelenk Töreniyle Başladı

Bilim Kahramanları Fuar İzmir'de Buluştu, 10 Takım Ulusal Turnuvaya Katılacak

Şehit Aileleri ve Gaziler Eskişehir'de İftarda Buluştu

Kütahya Antika Pazarı 37. kez açıldı, Ramazan'a rağmen yoğun ilgi

Mersin'de 360 yetiştiriciye 9 bin küçükbaş hayvan desteği

Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Doğan: Su krizi kapıda, acil önlem şart

Eskişehir'de renkli davuluyla hem geçimini sağlıyor hem torununa umut oluyor

Adana'da 1 milyon 123 bin kaçak ilaç ele geçirildi, bir kişi tutuklandı

ABD Konsolosluğu Adana'da Yeni Yerine Taşınıyor

Tunçbilek'te Hocalı Soykırımı anıldı, birlik mesajları verildi

Mersin'de ücretsiz enstrüman kurslarına yoğun ilgi

AK Partili Yıldırım, Şehit Necdet Ayhan'ın Ailesini Ziyaret Etti

Adana'da baraj kapakları açılınca köy sular altında kaldı

Başkan Demir'den Ardahan'ın Kurtuluş Yıldönümü Mesajı

Yükleniyor

ÇUKUROVA’DA TİYATRO KURSUNA YOĞUN İLGİ

ÇUKUROVA BELEDİYESİ “ALZHEİMER” KONUSUNDA FARKINDALIK YARATIYOR

BAŞKAN OYA TEKİN’DEN 5 OCAK MESAJI: “KALPLERİMİZ BİR, MÜCADELEMİZ BİR” BAŞKAN TEKİN:”UMUDU VE DİRENCİ DİRİ TUTUYORUZ”

Çorba ikramıyla vatandaşın içini ısıttılar

Yüreğir’in İlk Kent Lokantası Dervişler’de Açıldı

Seyhan Belediyesi Çocuklara Trafik Kültürü Aşılıyor

TARIMDA DİJİTAL DÖNÜŞÜM SARIÇAM’DA BAŞLADI

YAŞ ALMAK DEĞİL AKTİF KALMAK ÖNEMLİ

Yüreğir Belediyesinden Amatör Spora 1 Milyon Tl’lik Destek

Ceyhan Belediyesi’nden Kuaför ve Güzellik Salonlarına Yönelik Denetim

Aliağalı Eymen Vatansever Oryantiring Türkiye Şampiyonu

Duygu Dirgen Judo Şampiyonası'nda Türkiye üçüncüsü oldu

Söğütspor BAL'da puana hasret

Mehmet Yıldırım, Şanlıurfa deplasmanından 2-1'lik galibiyet ile dönen takımını kutladı

U18 Bölge Şampiyonası'nda yarı finalistler belli oldu

Karate Gençler Grup Birinciliği Balıkesir'de Başladı

Okul Sporlarında Basketbol Şampiyonları Belli Oldu

"Şanlıurfaspor deplasmanından 3 puanla dönmek istiyoruz"

Sivasspor taraftarı tesislerde protesto düzenledi

Taşdemir: 'Çantada keklik maçı kazanamadık'

Tunçbilek'te Hocalı Soykırımı anıldı, birlik mesajları verildi

Gündüz: Terörsüz Türkiye hedefi güçlü liderlikle ilerliyor

Bakan Güler Bayburt'ta: 'Terörü bitirme noktasına getirdik'

Develi'de iftar protokolüne siyasi parti başkanlarından tepki

Çadır'dan Ramazan mesajı: Birlik ve dayanışma vurgusu

Gercüş Kaymakamı Öztaş'a Cumhurbaşkanlığı'ndan Üstün Hizmet Ödülü

Erdoğan: Terörsüz Türkiye sürecini 16 aydır başarıyla yönetiyoruz

Yayman: AK Parti Sessiz Devrimlerin Partisidir

Akıncı: Türkiye bölgede savaş istemiyor

Bakan Bayraktar: "Enerjide bağımsızlık hedefimiz"

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 23 17 2 4 38 55
2.FENERBAHÇE A.Ş. 22 15 0 7 31 52
3.TRABZONSPOR A.Ş. 23 14 3 6 18 48
4.GÖZTEPE A.Ş. 22 11 3 8 15 41
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 22 11 4 7 11 40
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 23 10 7 6 14 36
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 22 7 6 9 -2 30
8.KOCAELİSPOR 23 8 9 6 -3 30
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 23 7 9 7 -10 28
10.CORENDON ALANYASPOR 23 5 7 11 -2 26
11.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 23 5 9 9 -7 24
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 23 6 12 5 -6 23
13.TÜMOSAN KONYASPOR 23 5 10 8 -8 23
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 23 6 12 5 -14 23
15.İKAS EYÜPSPOR 23 5 12 6 -16 21
16.KASIMPAŞA A.Ş. 22 4 11 7 -12 19
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 23 3 10 10 -25 19
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 22 3 16 3 -22 12

YAZARLAR