Yine sosyal medya coştu.
Dolarla mı maaş alıyoruz?
Alın size müstehak.
Biz demiştik!
Bu durum ya gördüğünü okuyamamak ya da en iyi tarifiyle eyyamcılık.
Ekonomi iyi diyeni dinlemeyin zaten, ama şu anki dolar artışı olması gereken bir
durum.
Aylardır muhalefetin iki gündemi var: Biri mülteciler, diğeri ekonomi. Mülteciler
konusu öyle birkaç satırla geçiştirilecek bir şey değil, o yüzden hazır dolar alev
almışken biraz ekonomi konuşalım.
Mehmet Şimşek yönetiminin ilk mesajı rasyonel olmaktı. Yani ilkokul düzeyinde
ekonomi bilenler bile doların artık baskılanmayacağını ve gideceği yeri bulacağını
bilir.
Sıradaki kehaneti ben verim: Kademeli faiz arttırımı.
Evet, 2023 yılında Merkez Bankası artık eskisinden daha bağımsız olacak ve dünya
normlarına dönecek.
Zira Mehmet Şimşek'i burada görmek mümkün olmazdı.
Ayrıca muhalif kanadın unuttuğu bir şey var ki Millet İttifakı'nın vaadi zaten buydu.
Eğer Cumhur İttifakı iktidarı alsaydı, daha ilk günden dolar'daki bu artışı görmüş
olacaktık.
Kimse kendini kandırmasın!
Piyasa diyor ki:
İstikrar şart. Dolar 30 TL ya da 20 TL fark etmez. İstikrar olsun, önümüzdeki
günlerde her gün ne kadar zam gelecek diye düşünmeyelim. Kısacası, su akar
yolunu bulur.
Küçük Adımlarla Büyük Hedeflere: Belediye Başkanının Sinsi Tırmanışı
Gözlerimizden kaçmadı, belediye başkanının küçük adımlarla sinsi bir şekilde büyük
hedeflere doğru tırmandığı. İşte o maskeli tırmanışıyla gözlerimize çarpan belediye
başkanı, her adımında kendi çıkarlarını öne çıkartarak cesurca ilerlemeye devam
ediyor.
İlk olarak Beylikdüzü'nün sınırlarından başlayan bu tırmanış, kısa sürede İstanbul'un
kalbine ulaştı. Küçük adımlarla, arkasında gizli planlar taşıyarak büyük hedeflere
yürümek, sinsi bir stratejinin ürünüydü. Gözlerimiz önünde cereyan eden bu tırmanış,
kimilerine ilham kaynağı olurken, kimilerine ise tedirginlik veriyor.
Küçük jestlerle, popülist söylemlerle halkın gönlünü kazanmaya çalışan başkan, sinsi
tırmanışında her fırsatı değerlendirdi.
Ancak unutmamalıyız ki, küçük adımlarla tırmanılan zirvelerdeki zaferler her zaman
sürdürülebilir değildir.
Bu hızlı yükselişin ardında gerçek bir liderlik ve hizmet anlayışı olmadığını
unutmamak gerekiyor.
Küçük adımlarla kazanılan zaferlerin temelinde gerçek değerler, adalet ve şeffaflık
olmadığında, tırmanışın sonu hüsranla sonuçlanabilir.
Yeni hedefi CHP genel başkanlığı olan İmamoğlu'nun bu sefer işi hiç kolay değil.
CHP yönetimindeki 12 yıllık kadrolaşma iyice Kılıçdaroğlu'nun etrafında yenilmez
armada gibi duruyor.
Ayrıca genel seçimlerde Millet İttifakı'nın tüm kartlarını ortaya koyduğu bir dönemde
bile kaybetmesi, İstanbul seçimleri için kendi siyasi durumunu iyice tehlikeye attığının
farkında. Kendini oturduktan sonra kaybetme ihtimali olmayan CHP genel başkanlık
koltuğuna atmak istiyor.


