JÖNK / İSMET TANLI


.Depremin Yarattığı Travma 10 Yıl Sürecek Herkes Sevdiklerine Sıkı Sıkıya Sarılmalı...Ya Şimdi Ya da Hiç..

Asrın feleketi, 6 Şubat Kahramanmaraş depremiyle, hayatlarını kaybeden yüzbin'lerin dramatik hikayeleri kırılan fayların yerlerine oturup, deprem fırtınası dindikten sonra ortaya serilecek.Şu anda gözümüzün önüne gelenler, buz dağı


Asrın felaketi 6 Şubat Kahramanmaraş depremiyle, hayatlarını kaybeden yüzbin'lerin dramatik hikayeleri kırılan fayların tekrar yerlerine oturup, deprem fırtınası dindikten sonra ortaya serilecek.Şu anda gözümüzün önüne gelenler, buz dağının görünen kısmı. Şimdiden, toplum olarak hepimiz tedaviliğiz, yani o kadar ki içimiz yanıyor, bu yangın da kolay kolay da sönmeyecek. En dibe vuran insandır, en yukarı çıkan, şu anda biz en dibe vurduk. Artık, bundan sonra mutlaka, herkes sevdiklerine sıkı-sıkıya sarılarak, birbirini onarmalı. Hiçbir hayatın tekrarı yok...

Görüştüğümüz, konuştuğumuz herkes, aynı acıları, kendi içinde çoğalta-çoğalta  yaşıyor...

Deprem Profesörü Övgün Ahmet Ercan'ın sosyal medya hesabında paylaştığı yazı; 'Gözlerime uyku girmiyor. Kapatıyorum, sürekli deprem görüntüleri, göçmüş yapılar, zavallı ezgin, umutsuz halkımız. Unutuldular ne yazık ki.' ifadeleri, toplumumuzun iç acısına, adeta ayna tutuyor.

'Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Hasar tespit komisyonu tarafından hazırlanan rapora göre depremin etkilediği 11 ilde toplam 717 bin 614 binanın 90 bin 609'u acil yıkılacak, ağır hasarlı ve yıkık bina olarak tespit edildiği açıklandı.

Bu durumdaki binalardaki konut sayısının 269 bin 51 olduğu açıklandı.

11 ildeki 77 bin 754 binadaki 231 bin 878 bağımsız bölümle ilgili tespitlerin ise devam ettiği ifade edildi. '

Bu da demek oluyor ki, afet alanının büyüklüğünden dolayı, devletimizin kaldııramadığı enkazların altında binlerce insanımızın naaşı bulunmakta. Yani kısaca da, yaklaşık 200 bin hayatını kaybeden insanımızdan söz etmek te maalesef acı bir gerçek olacak...

Geçenlerde, sevgili Nejla hocam vesilesiyle,  Maraş merkezli depremden dolayı, Adana'da yıkılan bir binanın enkazından günler sonra çıkarılan, 9 yaşındaki çocuğun, kendi isteğini yerine getirmek için, sevgili dostlarım Oğuz Göçmen ve Bülent Özkaynak'la birlikte, depremzedeye yardım için elimizi uzattık. Çocuğun isteği sadece ufacık bir tabletti. Aramızda oluşturduğumuz bütçemizle tableti temin ederek, vesile olan Nejla öğretmene,depremzede çocuğa ulaştırması için verdik, o da depremzede çocuğa ulaştırdı. Ama, bizim yaptığımız yardımseverlik-iyilik bize göre çok iyi bir şeydi (-tabiki de öyle ama), O çocuk için o kadar da değil. O çocuğun yaraları sarılamayacak kadar büyük!.. O çocuk bütün ailesini enkazın altında bırakarak, hayata yaşamaya, tek başına çıkabilmişliğin acısını ölene dek içinde taşıyacak. Her acı kendi şahsına münhasır. O çocuk, mecburen (başka kimsesi kalmadığı için) yaşlı, kendisine dahi bakamayan anaanesindeydi, daha sonra da Antalya'ya bir yakınına gittiğini biliyorum. bu çocuk çok beyhude bir hayat tüneline girmişti artık, her dokunuş ta / dokunamayış ta, her şey her yerini acıtacak, her zaman bir yerleri bir şeylerden eksik kalacak.. Hatay'da ki, çekirdek ailesini kaybeden babaya da, enkazın altından ölmemek için çırpınan, 10 yaşındaki kızının acılarla dolu sesli mesajı kaldı. Öteki hazin hikayeler gibi, o sesli mesaj da bizlerin yüreklerini dağladı.... 

Şimdi yaralar sarılmaya çalışılıyor. Gidenler geri gelemez, Antakya Medeniyetler Korosu Şefi Yılmaz Özfırat'ın da dediği gibi de; 'Enkazın altından çıkamayanlar bedenen, bizse ruhen öldük'

Bu saatten sonra da  ivedilikle yapılması gereken; evvela bilimden mantıktan şaşmadan, tabiat anayla iyi geçinmek olacak.  Tabi ki de inancını-maneviyatını güçlü tut, o ayrı, ama depremin henüz yaraları sarılamamışken, kapıda bekleyen bir başka tehlike de kuraklık, yani susuzluk tehlikesi oldu. Kuraklık, depremden çok daha beter bir şey. Atalarımızın, yakıp-yıkarak, Orta Asya'dan batıya kavimler göçünü başlatmasının sebebidir de. Canlı açlıktan değil ama susuzluktan hayatını kaybeder. Deprem bir tabiat olayı, yaşadığımız yerleri depreme dirençli hale getireceğiz, bir örneği Japonya'dır mesela... İnsanoğlu yüzyıllarca herşeyle mücadele etmiştir. Bazen galip gelmiştir, bazen de mağlup, Ama Tabiat Ana'ya karşı asla hiçbir savaşını kazanamamıştır, kazanamayacak ta...

Depreme dirençli şehirler kurmalıyız, deprem bir tabiat olayı, afete çeviren bilinçsiz insanoğlu... Depreme, sele, kuraklığa, orman yangınlarına karşı aklınla, akılcı hareket edersen, gelecekte ki nesillerine şimdiden, yaşanılası bir hayat bırakırsın. Aksi halde de Fizikçi Hawking'in dediği gibi; yaşlanmış ve bin yıl ömrü kalmış dünyamızın ölümünü, kendimizle birlikte hızlandırırız. Ölen ölür kalan sağlar başka evrenlere yol alır.. Öyleyse; çok geç kalmadan, daha akılcı, daha inançlı, daha vicdanlı, bencil olmadan, paylaşımcı ol, birbirinin yarasını sar, acıları paylaşarak azalt, sevinçleri de yayarak çoğalt, kısaca insan ol.. Ya Şimdi Ya da Asla..!

Kızılderili Şefi Seattle'ın dediği gibi: 'Son Irmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacaksınız.'

Ya da, Koca Yunus da der ki:

'Mal sahibi, mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi.
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan.'

İsmet Tanlı

EĞİTİM-BİR-SEN ADANA’DAN HUKUK ZAFERİ: RESEN ATAMALARA YARGI "DEDİ"

BAŞKAN VEKİLİ AKKAN'DAN 8 MART MESAJI

Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği yapıldı

Başkan Oya Tekin’den 8 Mart Mesajı: “Kadınların Eşitlik Çığlığı Hiçbir Duvarı Tanımaz”

Doç. Dr. Onur Özbay: "Hayatın her alanında emek veren, toplumu güçlendiren ve geleceğe yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun"

Doğukan Katı: "Onlar bizim her şeyimiz. 8 Mart dünya Kadınlar Günü kutlu olsun"

Ebubekir Kılıç: "Bizi biz eden, hayatımızdaki yerleri tartışılmaz kadınlarımızın gününü kutluyorum"

Mustafa Ceylan: "Kadın; emeğin, fedakârlığın, üretimin ve umudun adıdır"

Ümit Kök: "Kadınlar bizim en yüce değerlerimizden biridir"

Ahmet Güneş: "Kadının gücü yeni bir dünya yaratır"

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
9.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 24 6 12 6 -6 24
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 24 3 10 11 -25 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14

YAZARLAR