Her insan bir günlüğüne kadın olmalı. Sadece anlamak için… Sadece hissetmek için…
Siyasette kadın olmalı: Oturduğu koltukta yalnız hissetmeyi, fikirlerinin değil, cinsiyet kotalarıyla ölçüldüğünü görmeli.
İş hayatında kadın olmalı: Toplantıda sözünü kesen bir sesle karşılaşmayı, aynı işi yapan erkekten daha fazla kanıtlamak zorunda olmayı anlamalı.
Evde kadın olmalı: Sabah kahvesini içmeden, öğle yemeğini hazırlamadan, gecenin geç saatlerine kadar sürdürdüğü emeğin görünmezliğini hissetmeli.
Okulda kadın olmalı: Derslerde sorulduğunda “emin misin?” bakışlarıyla karşılaşmayı, hayallerinin küçümsendiğini, bazen tehdit ve ölümlerle karşı karşıya kaldığını anlamalı.
Hayatta kadın olmalı: Gece yürürken, giydiği kıyafetin değil varlığının sorgulandığını fark etmeli.
Belki o zaman fark ederiz: kadın olmak cesaret, sabır ve görünmez emek demektir. Belki o zaman eşitlik sözde değil, vicdanda yaşanır. Çünkü 8 Mart, kadınların eşit haklar, daha adil çalışma koşulları ve oy hakkı için verdikleri mücadelenin simgesidir.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü anıyorum. Saygılarımla. 🌹
Benden bu hafta bu kadar hoşçakalın.
