DOÇ.DR.CENGİS T. ASİLTÜRK


İNSANIN RAF ÖMRÜ

İkinci grup insanlar ki, bir zamanlar pratiğe dahi dökülmüş içlerindeki şiddetin üzerine hoş kıyafetler giyinerek ve 'erkek olduğum halde...' diyerek söze başlayıp şiddet üreten ekip arkadaşlarına tuhaf bir taaruz gösterisi yapar


       Çevrenizi titiz ve dikkatli bir gözle/kulakla izleyin/dinleyin. Birkaç tür insan görürsünüz.

       Bunlardan biri, benim de aralarında bulunduğum ve yakın arkadaşlarımın da aralarında bulunduğu grup... Zarar verme amaçlı olarak hiçbir canlıya dokunmayı aklının ucundan bile geçirmemiş olanlar...

       Bunlar, bir adamın/kadının, bir adamı/kadını öldürmesi karşısında şaşkın! Anlamaya çabalıyorlar. Muhtemelen, 'nasıl olabilir ki' diyorlar. Nedenler üzerinde duruyorlar yorgun zihinleriyle... Neler olup bittiğini tam olarak anlayamıyorlar! Bir insanın bir başka insana, canlıya, hatta bir nesneye şiddet içerikli sözünü bile anlamlandıramıyorlar. Bildikleri bir tek şey var: Evrendeki her şey, sebep-sonuç ilişkisine bağlı doğar-yaşar-gelişir-ölür.

      'Sebep-sonuç ilişkisinden' kasıt şu: Kadın kim bilir ne yaptı da adam onu öldürdü demek değil elbette. Sebep her ne olursa olsun İNSAN şiddet yoluna sapmaz... Sebep-sonuç ilişkisinden kasıt şu: Bu şiddetin kaynağı ortadan kaldırılmadıkça, bu cinayetler sona ermez. Ermeyecek de... Çok yakında başka Emine Bulutlar öldürülecek. Maalesef öyle olacak. Olmamasını temenni etmenin bir yararı olacaksa, buyrun hep birlikte temenni edelim.

      İkinci grup insanlar ki, bir zamanlar pratiğe dahi dökülmüş içlerindeki şiddetin üzerine hoş kıyafetler giyinerek ve 'erkek olduğum halde...' diyerek söze başlayıp şiddet üreten ekip arkadaşlarına tuhaf bir taaruz gösterisi yaparlar. Bunların çoğu, geçmişte sevgilisini karısını/kocasını elleriyle, dilleriyle, sorumsuzluklarıyla hırpalamış kişiler. 'Bakın ben erkek/kadın olduğum halde ne kadar da insancılım...' demeye getirirler lafı...

     Üzerlerindeki kıyafet tel tel dökülür ve çırçıplak kalırlar şiddete yatkın bedenleri ve ruhlarıyla gözler önünde, biraz dikkatli bakınca görülür bu halleri...

       Bunlar insanlık ve şiddetten uzak bir toplum için en tehlikeli gruplar. 'Eril/dişil...' diye söze başlamak en önemli riyakârlıklarıdır. Riyakârdırlar çünkü eril/dişil değil, başka bir ruh halinde kişi olmanın şiddeti yarattığını bilirler. Bilmek istemezler. Çünkü kadını ya da erkeği kötü bir duruma düşüren böyle bir cinsiyetçi fırsat ellerine geçtiğinde eski sevgililerine ya da eşlerine dönüp söyleyemediklerini, uzaktan uzağa yazı ve 'cinsiyet' parametresi üzerinden kusarlar... Örneğin, 'eril/dişil...' diye söze başlayıp, ayrıştırıcı ve 'ben yapmadım o yaptı' kurnazlığı içinde yanlı konuşmanın bir şiddet barındırdığını bildikleri halde, bunu bilmeyen aptallara hoş görünme ya da onları kandırma gayretindedirler.

       Bunların mutlaka bir şiddet deneyimleri vardır. Dolayısıyla şiddeti, güçlerinin yettiği birine mutlaka uygulamıştırlar...

      Uzaklara gitmeye gerek yok, bu türden kadınları/adamları, eski sevgilileri ya da eşleri halkında konuşurlarken, 'raf ömrü tamamlanmıştı' derken duyabilirsiniz. Ben duydum, söyleyen kadın mıydı, erkek miydi, bunu söyleyecek değilim ruh hastalarının aramıza sızabildiğini bildiğim halde...

      Üçüncü gruptakiler, şiddet uygulayan failin hangi yöntemle linç edilmesi, idam edilmesi, şişlenmesi, tecavüz edilmesi gerektiği üzerine söylevler verip söylemler üretirler...

      Ki, tecavüzcüler, sapıklar, katiller, şiddet uygulayanlar bu üçüncüler arasından çıkar sanki bu şaşmaz bir kanunmuş gibi... Kendileri çocukken şiddete maruz kalmıştır ne yazık. Bu onların bir kusuru mu? Hayır... Ancak hördükleri şiddet, bir başka şiddetin tohumu halinde gelişir....

     Bunlar, şiddet uygulayıcılarını şiddet dolu sözlerle anar, ancak her an kendileri şiddete yönelecek sınıftandırllar. Kötücül yanlarını gizleme çabasıyla faili şiddetle aşağılayarak bağırırlar.

      Bizse bir cinayeti, bir hırpalamayı, aldatmayı, yalan söylemeyi, sesini yükseltmeyi anlamayız. Anlayamayız... Nasıl anlayabiliriz ki? Şiddet konusunda yorum yaparken bile ürkek davranırız. Bizim dünyamızın dışında bir takım kişilerden söz edilmektedir zira...

cengisasilturk        

Cengis T.Asiltürk

EĞİTİM-BİR-SEN ADANA’DAN HUKUK ZAFERİ: RESEN ATAMALARA YARGI "DEDİ"

BAŞKAN VEKİLİ AKKAN'DAN 8 MART MESAJI

Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği yapıldı

Başkan Oya Tekin’den 8 Mart Mesajı: “Kadınların Eşitlik Çığlığı Hiçbir Duvarı Tanımaz”

Doç. Dr. Onur Özbay: "Hayatın her alanında emek veren, toplumu güçlendiren ve geleceğe yön veren tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun"

Doğukan Katı: "Onlar bizim her şeyimiz. 8 Mart dünya Kadınlar Günü kutlu olsun"

Ebubekir Kılıç: "Bizi biz eden, hayatımızdaki yerleri tartışılmaz kadınlarımızın gününü kutluyorum"

Mustafa Ceylan: "Kadın; emeğin, fedakârlığın, üretimin ve umudun adıdır"

Ümit Kök: "Kadınlar bizim en yüce değerlerimizden biridir"

Ahmet Güneş: "Kadının gücü yeni bir dünya yaratır"

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 24 15 3 6 20 51
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
8.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
9.KOCAELİSPOR 24 8 10 6 -4 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 24 5 8 11 -4 26
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 24 6 12 6 -6 24
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 24 5 12 7 -16 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 24 3 10 11 -25 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14

YAZARLAR