
Hiçbir şey temizleyemiyor artık heryer kirli...
Alkol ve tütün mamulleri daha az zararlı,kirlenmişlikten.
Yedi yaşında hayata mı atıldı /Hayat mı ona atıldı..!
Mert geniş bir ailenin ortanca çocuğu olarak dünyaya geldi.
56 yaşında elektriği kesildi,hayata gözlerini yumdu...
Elli altı yıllık hayatı su gibi akıp gitti ömrü bitti.
Film şeridi gibi gözünün önünden yaşadıkları geçiyor -hiçbir pişmanlığı yok.
Matematiksel yaklaşmadı.
Hep kendisinden verdi/herkesten alacaklı.
İnsan yaptıklarıyla anılır hep.İyiyse unutulmaz/kötüyse zamanın çöplüğünde kaybolur.
Kötü insanlar korkudan boyun eğer/İyi insanlarsa sevgiden.
Nazım Bursa cezaevindeyken Bakanlık Müfettişi teftişe geldiğinde,meşhur komünisti merakından görmek istemiş, yanına çağırtmış,kendince aşağılamış güya (ayakta tutmuş oturtmamış ona benzer şeyler yapmış)Nazım farkına varıp demiş ki müfettişe:”Ömer Hayyam’ı bilirmisin,müfettişte tabiki demiş, peki o dönemdeki Hükümdarı. ..hayır demiş müfettiş,işte yıllar sonra senin adını ve Bakanını dahi hatırlamayacak insanlar ama Nazım Hikmet’i kimse unutmayacak sen kimsin demiş “ve arkasını dönüp koğuşuna giderken, müfettiş gel falan demiş arkasına bakmadan gitmiş.
Güzel-güzeldir/İyi-iyidir,çağları deler gelir,su akar yatağını bulur.
Attilâ ‘yı on altı yaşında cezaevine attılar.
Aristokrat bir aile ve Kadı olan bir babanın çocuğu,Lisede uzaktan sevdiği kıza Nazım Hikmet’in şiirlerini yazar-yollar.
Müdüre hanımın eline geçen mektuplardan sonra takibatlar ve bütün arkadaşlarını gözaltına almalar başlar,ardı sıra tutuklanırlar.
Suçları insanları sol tarafından sevmeleriymiş...
Cezaevindeki Tornacı Ömer Sosyalizmi anlatır -öğretir.
Cezaevi macerasından sonra ''Devlet eliyle Komünist olduğunu ''söyler Attilâ İlhan.
Sarhoş Doğduk-Ölsek Yine Sarhoşuz/Hayatın Kahrına Kim Çare Bulmuş...
Devlet büyüktür -Anadır Babadır.Akılcılıkla yaklaşım yapmalı.
Affedici-bağışlayıcı-yol gösterici olmalı.
İnsan odaklı olmalı.
Osmanlıyı Osmanlı yapan kuruluşunda rol oynayan Büyük Hümanistlerdi.
Halkın seviyesine inebiliyorlardı,diline -dinine karışmazlardı ve ilerleyerek yükseldi İmparatorluk oldu taki o büyük değerlere sırtını dönüp yeniliklere (Batıdaki oluşan Sanayi Devrimine)uyum sağlayamayıp,biz güçlüyüz,bize bir şey olmaz mantığından sonra çöküş başladı...
Simavna Kadısı Bedreddin’i Serez’in esnaf çarşısında çırılçıplak astılar.
“Yarin Yanağından Gayrı HeryerdeBeraberiz”diyen Şeyh Bedreddin ve Müritleri, Torlak Kemal -Börklüce Mustafa’yla birlikte,gökyüzü altında herkes eşittir tezini savundular.
Osmanlı’da halk tarafından çok sevilen bir Kadıydı Bedreddin,Fetret döneminde Taht savaşlarında bir Padişahın Kazasker yapmasıyla entrikaların ortasına düşüp,kötü sonla bitmiş bir ömür -kayıp bir büyük insan.
Aydınını Asarsan,Düşünürünü İçeri Atarsan,sana Bumerang gibi geri döner.
Hümanizma ve Akılcılığı Yok Saymamalı Devlet Ana,Büyüklüğünü ve sürekliliğini- İnsanına-gelecek kuşaklarına güzel bir Dünya bırakma adına istişareler yapmalı.
Bin Yıl ömrü kalmış Dünyamızda daima ilerici ve ileride yer almalıyız.
Aksi takdirde Artık Bütün Beyazlar Kirlidir...
Yaşattığın Kadar Yaşayacaksın.
İsmet Tanlı


