AYÇA ÖZTORUN

Tarih: 09.01.2019 10:51

SUSSAN OLMUYOR, SUSMASAN OLMAZ!

Facebook Twitter Linked-in

   SUSSAN OLMUYOR, SUSMASAN OLMAZ!

    Avrupalılar gibi bizde alışveriş poşetlerimizi satın alıyoruz! Yaşasın hepimiz Avrupalıyız artık! Tüm alışveriş merkezlerinde poşetler boylarına ve ebatlarına göre ücretli oldu!

101e345a-f869-4386-8d46-48e076840aed  

                                                                                             Saadet Demir Yalçın

      Sermeye patronları bizi öpmeye gelince Avrupalı

      Dürtmeye gelince hepimiz köle, hepimiz Afrikalı!

     Bu poşet konusuna ilk önce doğada dönüşemeyen maddelerin azalması açısından sıcak bakılabilir diye düşünsem de, bir yanım halkın cebinde kalan kuruşu da bu şekilde almanın doğanın lehinden çok, sermayenin çıkarına olduğunun bilincindeydi…

     Patronlar madem bu kadar çevreci olmak istiyor, o zaman doğaya dönüşen poşetleri, halkın aldığı ürünleri taşıyabilmesi için üretip, ücretsiz versinler.

     Madem bu kadar çevreci bir sermaye var, halkın kuruşluğu ile çevreci olunmaz deyip, doğayı katleden beton yığınlarına, termik santrallerin atıklarına ve daha saymakla bitmeyecek, kendi kasalarını dolduracak atıkla çevreyi kirleten işletmelerine çeki düzen versinler” Son dönemlerde poşet satın alma durumuna tepki verenleri, insanlarımız hakkında acımasız eleştiri yapanları da anlayamıyorum!

     Görüyorum ki birçok insan sosyal ağlarda, klavye başında; “ülkede bu kadar sorun varken, poşet mi kaldı eylem yapacak?” diye yağıp gürlüyorlar ve “çok özendiğiniz Avrupa’da da poşet parayla, o kadar zam varken poşet mi kaldı, eylem yapacak” diyorlar.

                                                                                                                  

     Avrupa’da asgari ücretler, bizim ülkemizde kalifiyesi yüksek bir memurun aldığı maaştan daha fazla. Sosyal yardımlar da ona keza ve Avrupalı refah içerisinde yaşıyorlarken, benim ülkemde asgari ücretle açlık sınırında yaşayan insanlar kuruşu hesap etmek zorunda kalıyorlar.

    Çarşıda pazarda dört poşetlik ürün alınsa bir ekmek parası ve insanlar günlük ekmek parasını hesap eder duruma gelmişken, elbette market alış verişinde son kuruşlarını da poşete vermek istemiyorlar. Sosyal ağda poşet parası vermek istemiyoruz diyen halkı aşağılar tarzda yazılara çok rastladım ve böyle düşünen insanları onaylamıyor, saygı da duymuyorum. Bu tür eleştirilerle çok yanlış bir serzeniş içindeler. Bazen bir kıvılcım bir çöple ya da, bir poşetle başlar!..

           SUSANA KOYUN SUSMAYANA DURUN DİYORSUNUZ!

    Elbette ülke korkunç bir ekonomik kriz içinde ve insanlar gün geçtikçe sefaletin içine çekilmekte. Yaşanılan ekonomik sıkıntıların tamamı, bu sıkıntıyı sessizce yaşayıp günlük ekmek parasını hesap eden emekçilerin kederli gözlerinde saklı!

    Çaresizlik asgari ücretle ev geçindiren bir ailenin çocuklarının almak istedikleri ve alamadıkları nefislerinde saklı!

    Siz mutlu olasınız diye hangi ürüne zam geliyorsa tek tek o ürün için eylem mi yapmalı bu insanlar?

    Hadi hep beraber zamlar için eylem yapalım desek, klavye başında ahkâm kesen hiç kimse yanımızda olmaz. Hem marketin, bakkalın, mağazanın ürününü al, keselerini doldur, hem de poşet parayla olsun!

     Paran yoksa ürünü elinde taşı desinler!

    Halkın bu kadar aşağılanması kabul edilir bir durum değil. Birçok insan poşet sayesinde birden çevreci kesildiler. Çevreci olmak istiyorsanız, doğaya dönüşen poşet diye direnin ama milletin kuruşuna, poşete para vermek istemeyenlere neredeyse dövecekmiş gibi bir üslupla eleştiri dolu yazılar yazmayın.

    Tüketim politikasında bu kadar soyguna; “paran yoksa elinde taşı” zihniyetine ve onların destekçilerine ancak ben yazıklar olsun derim. Hem alışveriş yaptığım mağazaya kazanç sağlayım hem de poşete para vereyim.

    Poşete para yoksa aldıklarımı kucağımda taşıyayım! İnsanlarla dalga mı geçiyorsunuz? Garibanın son kuruşunu cebinden çalma eyleminden başka bir şey değil bu! Ben market kasasında bir TL’si yok diye ürününü geri kasaya bırakan insanlar gördüm.

    Yine kasada istediği elli kuruşluk sakızın alınmadığını görünce; “çok canım istedi anne” diye ağlayan çocuğu gördüm. O çocuğun annesinin, sakızı parasızlıktan alamamanın üzüntüsüyle sinirlenip, çocuğunun elini canını yakarcasına sıktığını gördüm.

         e01362aa-5aaf-4bed-a9c4-a9ac061c4851  

                                                                                                           Saadet Demir Yalçın

      İnsanların kuruşuna kadar el uzatmış kompradorlara değil de; “bari poşetime dokunma” diyen garibanlara mı gücünüz yetiyor? Bilmiş bir tutumla; “bir poşet için feveran mı olur?” diyen insanlara da milyon kez yazıklar olsun diyorum.

    İster poşet, ister bir çöp hiç fark etmez, çoklu ses her zaman iyidir deyip, para babalarını desteklemek yerine, garibin cebindeki elli kuruşu muhafaza etmek için ses vermek doğru olandır.

   Efendim, ülkede bu kadar mesele varken” diyenler acaba kaç kere ülke meseleleri için eylem yapmış? Bence “ortada bir sürü mesele varken bir poşet mi? Kesin sesinizi parayla alın poşetinizi’” diye hezeyan içinde yorum yapmak yerine, poşet yoksa file var deyip, eyleme katkı sunmak en doğru olanıdır.

indir_(6)_9

           AYÇA ÖZTORUN

21299_4274187792147_1332211862_n      

Sadet Demir Yalçın

“Halkımıza ben de sanatımla omuz veririm” diyen Karikatürist dostum Saadet Demir Yalçın’a  çok teşekkür ediyor, bana gönderdikleri çizimleri okurlarımla paylaşmaktan onur duyuyorum.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —