DOÇ.DR.CENGİS T. ASİLTÜRK

Tarih: 22.04.2019 17:50

YAZAR VE BAMBU YETİŞTİRİCİSİ

Facebook Twitter Linked-in

       Cengis Asiltürk'ün Köşesi

smet_4

         Başarılı/olmuş ilk romanından söz eden bir yazar, 'yazmayı ilk kez denemeye karar verdim ve bu ilk romanımı mutfak masasında yazmaya başladığımda otuz yaş civarındaydım, daha önce hiçbir şey yazmamıştım' diyorsa, doğru söylüyor olamaz.

       O, insanları şaşırtma peşinde olabilir. Otuz yaşında ilk romanını yazan kişi, kim bilir kaç yıl bir şeyler yazıp durmuştur.

       Ben dört yaşında okur-yazar oldum. Beş yaşından itibaren şiirler, masallar, hikâyeler, günceler yazıp durdum. Yazdım, boyuna yazdım... Otuz beş yaşında elli kadar (yirmi bin safayı aşan) hikâye, şiir, günce, düşünce defterimi yaktım.

       Daha da önemlisi; on beş yaşında, 'Sırlanmış Zamanın Gölgesinde' ve 'Ölüyaprak Vuruşu' romanlarını yazmaya başladığımda; geride, en az yarısını bugün bile ciddiye alabileceğim üç bin dört bin sayfa kadar metnin külleri vardı...

      On üç yaşından sonra iyi balet ya da balerin olunamaz. On beş yaş, futbola başlamak için çok geç bir yaştır. Aileler ticaretle uğraşacak çocuklarını çekirdekten (çocukken) yetiştirir... On beş yaşından sonra matador olmak mucizevidir... Yani bu işleri yapmak için belli bir yaştan önce o işi yapmaya başlamak gerekli.

      Bir romancı, bir yazar, ilk (olmuş/başarılı) eserini/romanını çok ileri yaşlarda yazabilir; yazmak için hiçbir yaş geç değildir, ancak o ilk eseri yazmadan önce çeşitli yazın türlerinde binlerce sayfa yazı yazmak gerekir.

       Daha önce hiçbir şey yazmadan; ilk kez otuz yaşında bir roman yazılamaz. Bu, on altı yaşında baleye başlayıp bu işte başarılı olmak kadar imkânsızdır.

      Her yazar, uzun yıllar yazılar yazıp hazır hale gelince bir eser yazmaya karar verir. Hazır olduğunu, yıllar içinde edindiği bilinçle kendisi bilir. Kimileri on beş yaşında, kimileri kırk yaşında bir roman yazmaya hazırdır. Hazır olup olmadığını (çok okuyan biriyse) en iyi kendisi bilir.

      Yazdığının 'ne (kadar)' olduğunu ölçemeyecek durumdayken ortaya atılmak ayrı bir insan hali tabi ki...

      Bir roman yazarı, ancak Çinlilerin bambu yetiştirmeye gösterdiği sabır sonucu ortaya çıkabilir. Bambu tohumu her yıl tekrar tekrar gübrelenip toprağı işlenerek beş yıl boyunca yeşermeye hazırlanır. Yani bambunun yeşerme süreci beş yıldır. Beş yılın sonunda birden yeşeren bambunun boyu, şaşırtıcı bir biçimde altı haftada otuz meteye yaklaşır.

       Dolayımsız olarak; altı haftada otuz metreye yakın bir boya ulaşan bambunun gerisindeki zaman, sadece altı hafta değil, 5 yıl + 6 haftadır.

       Kendini bir yazara dönüştüren kişinin sabrı ve azmi de, bambu yetiştiricisinin sabrından ve azminden az olamaz...

Cengis Asiltürk


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —